REKLAM UMUT, AKILLILIKTIR

Süheyl Gürbaşkan  Şubat 1986 tarihli Türkiye Ekonomi dergisine verdiği röportajında reklamın ne olduğuna, yaratıcılığın işlevine, reklamın amacına dair şunları aktarır: “Reklamın ana gayeleri; sattırması, bilgi ulaştırması, iletişim aracı olması, bir yenilik ve yaratıcılık alanı olması, tüketimi yaygınlaştırmasıdır. Reklamcılıkta bir Aristo mantığı şart değildir. Mantık çoğu kez bizi hep aynı belli düz ve kestirme yoldan çözüme getirir; tek yönlüdür. Yaratıcılık ise başka bir yol, bir başka çözüm olup olmadığını araştırır. Reklam, bilgi verici niteliğinin yanı sıra ayrıca bir hizmette ve üründe bulunan değere yeni bir değer katmaktır. Reklam ile tüketici aynı özellikte ve değerde olan iki üründen birini seçer.”

Süheyl Gürbaşkan, umut etmek ile reklamcılığı daima bağdaştırmıştır. Der ki “Reklamcılıkta umut, akıllılıktır. Umut, reklamcının yaşam nedenidir. Mutluluk için kıyasıya savaşıdır.” 31 Aralık 1979’a tarihlenen ve Bir Reklamcı Aranıyor kitabında da yayınlanan mektubunda reklama dair şunları yazar:

“Reklam, umutları dile getiren bir bilimdir, bir sanattır. Daha doğrusu bir “aksiyondur.” Şöyle bir sıralama yapabilirim: Örneğin gazetecilik, ilk mesleğimdi, çoğu kez kara haberciliktir. Avukatlık, ikinci mesleğimdi, dert babalığıdır. Reklamcılık, üçüncü mesleğim oluyor, mutluluk satıcılığıdır.

Reklamcı, insanlara mutluluğu özleten, mutluluğu öneren, mutluluğu ileten kişidir Ayrıca her gün, her fırsatta bir şeyler arayan, araştıran kişidir. Sosyal, siyasal, ekonomik hiçbir rejimin, insanın elinden alamayacağı tek şey, daha güzeli hayal etme özgürlüğüdür.”