REKLAMCILIK DENİLEN TÜKETİM-ÜRETİM MAÇI

istanbul-reklam-8“Bir reklam yazarı, kişisel yeteneği, kültürü, dünya görüşü, sanat kabiliyeti, zevki, heyecanı bir yana, reklamcılık denilen bu tüketim – üretim maçında “reklam nedir?” sorusuna olduğu gibi, ama her şeyden önce “iyi bir reklam metni nedir?” sorusuna da doğru yanıt ve ortaya koyduğu eserlerle sağlıklı kanıt verebilmelidir.” (9 Ocak 1980, Bir Reklamcı Aranıyor)

Süheyl Gürbaşkan, iyi reklamı detaylı bir şekilde tarif eder. Reklamcının üzerinde durduğu pek çok konu, iletişimin homojen yapısı ve teknoloji sayesinde çok hızlı değişen dinamikler nedeniyle hala geçerliliğini koruyor.

Reklam mesajlarını leyleklere benzeten Gürbaşkan, “Bir leyleği görmemiz, yazın geldiğine işaret değildir. Leylekler, hem sürü halinde gelmelidirler; hem de kışın sıcak ülkelere döndüklerinde, ertesi yaza, bıraktıkları yuvaları, saman yığılı bacaları bulabilmelidirler!” diyerek reklamın sürekliliğinin önemine değiniyor ve ekliyor: “Paul Valery’nin bir sözüdür: “Dalgalar değişir; deniz aynı kalır.” Reklamın sürekliliği için de, bu söz geçerli bir benzetiştir.” Bu sürekliliğin ise tekrara düşmemek kaydıyla olması gerektiğini vurgular: “Reklamda başarının sırrı, bir bakıma da, sürekli olabilmektir ya da olabilmektedir. Kendi kendisini tekrarlamadan yenilemektir, ya da yenileyebilmektir.” (5 Ocak 1980, Bir Reklamcı Aranıyor)