İLK BÜYÜK İŞ

İstanbul Reklam Ajansı, binasından hayata geçirdiği projelere, iş yapma biçiminden ekibine pek çok alanda ilk’ler geçirdi hayata. Ajansın ilk büyük müşterisi ise Süheyl Gürbaşkan’ın anlatımıyla bir büyük banka olur:

“ ‘Vouloir c’est pouvoir – İstemek, yapmaktır” der Fransızlar.

Ben, ilk yıllarımda, ilk büyük işimi, hiç iş yapmadan almıştım. Bir tanıdığımın tavsiyesiyle, bir büyük bankanın genel müdürünü ziyarete gitmiştim. İlanlarını hazırlamaya, yayınlamaya talip olduğumuzu söylemiştim. Genel Müdür bana: “Biz, reklamcıları, reklam ajanslarını sevmeyiz, onun için ilanlarımızı kendimiz hazırlarız, kendimiz yayınlarız . Yoksa beğenmiyor musunuz, yaptıklarımızı?” demişti.

Cevabım şöyle olmuştu: “Aksine çok beğeniyorum. Fakat bu ilanları, benim kanalım ile gazetelerde yayınlarsanız, bir reklam ajansı olmadığınız için size verilmeyen, tanınmayan komisyonları ben alırım. Bu, size hiçbir külfet yüklemez. Ve ben de sizi, bir daha rahatsız etmemeye söz veririm.”

Ertesi gün, Bankadan gelen resmî bir yazıyla, ilanların dağıtımı İstanbul Reklam’a verilmişti!

Yirmi yıl sonra, hiçbir şey vermeden değil; yüzlerce, binlerce birikimle, kendilerine çok şey vererek, yeni işverenlerin yeni hizmetlerine talip olacağız.”