REKLAMCILIK METEOROLOJİYE BENZER

“Reklamcılık meteorolojiye benzer! Örneğin birkaç bulutun, güneşin önüne geçtiğinde gökyüzünü hafifçe karartması gibi, reklamcılıkta da birkaç işin kaybı; o ajansın ufuklarını değilse bile gönlünü, umutlarını karartır.” (2 Şubat 1980, Bir Reklamcı Aranıyor)

Müşteri kaybı, her reklam ajansının mutlaka yaşadığı bir deneyim. İşin doğasında olan bu sirkülasyon için Süheyl Gürbaşkan böyle bir tarifte bulunuyor ve sonra reklam ajansını analog bir fotoğraf makinesinin içinde negatif filme benzetiyor: “Reklam ajansı, bir fotoğraf makinesinin içindeki negatif film gibidir. Bu durumlarda, hemen objektifin diyaframını yükseltmek, enstantanesini küçültmek gerektir. Yoksa çekeceğiniz poz, puslu, bulanık çıkar.”